Ekonomik kriz ve azalan turist harcamaları AVM sektörünü vurdu. Yeni projeler durdu, birçok köklü merkez kapandı. Sektör, önümüzdeki 5 yılda alışveriş odaklı yapılardan, dönüşüm ve yaşam merkezi projelerine geçiş yapacak.
Türkiye’de bir dönemin sembolü haline gelen alışveriş merkezleri (AVM), ekonomik krizin ve değişen tüketim alışkanlıklarının etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecine girdi. Artan inşaat maliyetleri, yüksek faiz oranları, düşen harcama gücü ve azalan turist harcamaları gibi nedenlerle AVM ekosisteminde derin bir duraklama yaşanıyor. Yeni AVM inşaatları durdurulurken, faaliyet gösteren birçok köklü merkez kapanıyor veya dönüşüme hazırlanıyor.
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı, mevcut durumu “AVM dönemi sona erdi” sözleriyle özetliyor. Şapkacı’ya göre yatırımcılar artık sıfırdan AVM yapmak yerine, mevcut yapıları satın alıp dönüştürmeye yöneliyor.
“Yeni AVM yatırımı için ortam uygun değil. İnşa etmek yerine, satın alıp dönüştürerek yola devam etme eğilimi ön planda. Bu bir trend ve önümüzdeki yıllarda da böyle sürecek.”
El Değiştirme ve Dönüştürme Dönemi
Sektör temsilcileri, önümüzdeki beş yıl boyunca AVM’lerde yeni yatırım yerine el değiştirme, dönüştürme ve yeniden yapılandırma süreçlerinin ağırlık kazanacağını öngörüyor. Yatırımcılar, yüksek riskli ve maliyetli “topraktan proje” modelinden uzaklaşıyor. Finansman zorlukları, sınırlı öz sermaye ve belirsiz piyasa koşulları bu yönelimi tetikliyor.
Yeni ruhsat almak ve sıfırdan projeye başlamak yerine, hali hazırda borçlu ya da kullanılmayan AVM’ler büyük yatırım grupları tarafından devralınıyor. Bu merkezler daha sonra “yaşam merkezi” konseptiyle yeniden yapılandırılıyor.
Mağazalar Boş, Ciro Enflasyonun Gerisinde
Artan kira bedelleri ve azalan müşteri trafiği nedeniyle birçok AVM’de mağazalar boş kalıyor. Pek çok işletme krizle baş edemeyerek kepenk indiriyor. Ece Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, bu dönüşümün yalnızca finansman kaynaklı olmadığını belirterek şunları aktarıyor:
“Turist harcamalarında %25 düşüş yaşandı. Ayrıca, AVM ciroları son iki yılda enflasyon oranının gerisinde kaldı. Bu da perakendecilerin sürdürülebilirliği açısından büyük bir sorun teşkil ediyor.”
Adapalm Gibi Örnekler Umut Veriyor
Tüm bu zorluklara rağmen, dönüştürülerek yeniden hayata kazandırılan projeler sektöre moral veriyor. Pandemi döneminde kapanan bir AVM, Akpolat Ailesi tarafından satın alınıp yeniden yapılandırılıyor. Adana’da 2026 sonunda açılması planlanan Adapalm AVM, yaklaşık 2.500 kişiye istihdam sağlayacak. Proje, sadece alışverişe değil; sosyal yaşam, kültür ve etkinlik alanlarına da ev sahipliği yapacak.
Bu tarz yatırımlar, sektörün klasik AVM modelinden uzaklaşıp, çok amaçlı karma kullanım alanlarına yöneldiğinin sinyalini veriyor. Artık sadece alışveriş değil; eğlence, gastronomi, kültür ve sosyal etkinlikler gibi unsurlar da projelerin odağında.
Önümüzdeki Beş Yıl: AVM’den Yaşam Merkezine
Özetle, Türkiye’de AVM sektörü hem ekonomik baskılar hem de değişen tüketici ihtiyaçları nedeniyle yeniden yapılanma sürecine giriyor. Yeni inşaatların yapılmayacağı bu dönemde, sektör “var olanı dönüştür, yeniye adapte ol” stratejisiyle ilerliyor.
Sadece alışveriş merkezleri değil, tüketim anlayışı da değişiyor. AVM’lerin geleceği, toplumsal etkileşim alanları olarak yeniden tanımlanacak.





