İSATAG Başkanı Aylin Özsavaş, 2026 turizm sezonunda talebin tamamen kaybolmadığını ancak savaşların yarattığı algı nedeniyle rezervasyonların yavaşladığını belirterek, sektörün en büyük riskinin güvenlikten çok “algı yönetimi” olduğunu vurguladı.
İSATAG Başkanı Aylin Özsavaş, 2026 turizm sezonuna ilişkin değerlendirmesinde küresel ve bölgesel gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ancak bu etkinin talep kaybından çok belirsizlik ve karar süreçlerinin uzaması şeklinde ortaya çıktığını söyledi. Özsavaş, özellikle yakın tarihli rezervasyonlarda düşüş ve iptaller görülürken, ileri tarihler için turistlerin bekleme eğiliminde olduğunu ifade etti.
ABD-İsrail-İran geriliminin turizm üzerindeki etkisinin daha çok algı kaynaklı olduğuna dikkat çeken Özsavaş, Türkiye’de turizm operasyonlarının normal şekilde sürdüğünü ancak bölgedeki gelişmelerin tüketici zihninde “yakın coğrafya riski” oluşturduğunu dile getirdi. Özsavaş, Avrupa pazarında Türkiye’nin zaman zaman tek bir kriz bölgesi gibi algılanmasının en önemli sorunlardan biri olduğunu vurguladı.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Özsavaş, Ukrayna pazarının hâlâ toparlanamadığını ancak Rusya pazarının Türkiye için güçlü konumunu sürdürdüğünü belirtti. Bu durumun, toplam talepte dengeleyici bir rol oynadığını ifade etti.
Sahadaki yansımalar hakkında bilgi veren Özsavaş, özellikle kısa vadeli rezervasyonlarda iptaller yaşandığını ve bunun büyük ölçüde algıdan kaynaklandığını söyledi. Örnek olarak Avusturya’dan İstanbul’a gelmesi planlanan bir grubun, tüm hazırlıklar tamamlanmış olmasına rağmen seyahatini iptal ettiğini aktardı. Türkiye’nin güvenlik açısından riskli ülkeler arasında yer almamasına rağmen, bazı uyarıların genellenerek tüm ülkeye yayılmasının talebi olumsuz etkilediğini belirtti.
Fiyat-kalite dengesi konusuna da değinen Özsavaş, artan enflasyon ve kur baskısı nedeniyle son yıllarda bu dengenin zorlandığını ifade etti. Maliyetlerin hızla yükseldiğini ancak kurun aynı ölçüde destekleyici olmamasının Türkiye’yi bazı pazarlarda pahalı bir destinasyon haline getirdiğini belirtti. Özellikle kültür turlarında müze fiyatlarının acentalar üzerinde baskı yarattığını da sözlerine ekledi.
Artan yaşam maliyetlerinin turizm talebini daha fiyat odaklı hale getirdiğini vurgulayan Özsavaş, bu durumun Akdeniz çanağında rekabeti artırdığını söyledi. Bazı turistlerin daha uygun fiyatlı alternatiflere yöneldiğini ifade eden Özsavaş, buna rağmen Türkiye’nin destinasyon çeşitliliği ve yüksek kapasitesiyle güçlü konumunu koruduğunu belirtti. Yunan adalarına yönelik kapıda vize uygulamasının özellikle kısa süreli tatillerde talep kaymasına neden olabileceğini de sözlerine ekledi.
Kur ve maliyet dengesizliğinin sektörün en önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Özsavaş, işletmelerin maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığını ve bu nedenle kârlılığın düştüğünü ifade etti. Doluluk sağlamak için kampanya ve promosyonların arttığını kaydetti.
2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolar turizm geliri hedefini de değerlendiren Özsavaş, hedefin ulaşılmasının geçen yıla göre daha zor olabileceğini ancak sezonun tamamen olumsuz geçmeyeceğini belirtti. Özsavaş, daha kırılgan, rezervasyonların son dakikaya kaldığı ve kârlılığın baskı altında olduğu bir sezon beklendiğini ifade ederek, doğru tanıtım ve iletişim stratejilerinin belirleyici olacağını vurguladı.





