UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti çevresinde yürütülen yaklaşık 130 bin metrekarelik proje kamuoyunda tartışma yarattı. Uzmanlar, alanın arkeolojik geçmişine ve sit statüsüne dikkat çekerek çalışmaların şeffaf ve bilimsel denetim altında yürütülmesi çağrısında bulunuyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’nin çevresinde yürütülen yaklaşık 130 bin metrekarelik proje, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Bölgedeki çalışmaların sit alanı sınırları ve kültürel miras açısından risk oluşturup oluşturmadığı gündeme gelirken, uzmanlardan peş peşe uyarılar geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ise henüz ayrıntılı bir resmi açıklama yapılmadı.
Efes ve Kuşadası hattında artan turizm yoğunluğu nedeniyle başlatıldığı belirtilen proje kapsamında geniş çaplı hafriyat ve düzenleme çalışmaları yürütülüyor. Ancak arkeologlar ve kültürel miras uzmanları, söz konusu alanın geçmişte yapılan araştırmalarda önemli arkeolojik bulgulara ev sahipliği yaptığını hatırlatıyor.
Efes üzerine akademik çalışmaları bulunan bazı arkeologlar, bölgede daha önce tapınak ve kilise kalıntılarına rastlandığını ifade ediyor. Bu nedenle devam eden çalışmaların bilimsel gözetim altında, şeffaf ve kamuoyuna açık biçimde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, hafriyat sürecinde ortaya çıkabilecek yeni bulguların geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açmaması için koruma ilkelerinin titizlikle uygulanması gerektiğine dikkat çekiyor.
Tartışmanın merkezinde, UNESCO alan yönetim planı ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde sürecin nasıl işletildiği sorusu yer alıyor. Mevcut imar planları ve sit alanı sınırlarının projeyle nasıl örtüştüğü konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrısı yapılıyor.
Öte yandan, bölgede artan kruvaziyer turizmi de altyapı ihtiyacını gündeme taşıyor. Kuşadası Limanı’na yanaşan gemi sayısındaki artışla birlikte Efes’e günlük ziyaretçi sayısının ciddi ölçüde yükseldiği belirtiliyor. Yoğun günlerde antik kente ulaşım ve otopark kapasitesinin yetersiz kaldığı, uzun araç kuyruklarının oluştuğu ifade ediliyor. Bu nedenle yeni düzenlemelerin turizm baskısını hafifletmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Ancak uzmanlar, altyapı ihtiyacının tarihi dokunun önüne geçmemesi gerektiğini vurguluyor. Efes’in yalnızca turistik bir destinasyon değil, aynı zamanda dini ve kültürel açıdan dünya ölçeğinde öneme sahip bir miras alanı olduğuna dikkat çekiliyor. Bu nedenle her türlü müdahalenin uluslararası koruma ilkeleriyle uyumlu olması gerektiği belirtiliyor.
Konu siyasi gündeme de taşındı. CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi. Önergede projenin hukuki dayanağı, sit alanı sınırları, arkeolojik koruma önlemleri ve UNESCO kriterlerine uygunluk gibi başlıklar yer aldı.
Bakanlık tarafından şu ana kadar kamuoyuna ayrıntılı bir bilgilendirme yapılmamış olması, tartışmaların büyümesine neden oldu. Uzmanlar, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesinin hem kamu güveni hem de uluslararası itibar açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Efes’te devam eden çalışmaların nasıl şekilleneceği ve resmi açıklamanın ne zaman yapılacağı merakla bekleniyor.





