Dünyanın dört bir yanında eski hapishaneler, lüks otellere dönüşerek seyahat tutkunlarına sıra dışı konaklama deneyimleri sunuyor. “Salvaged stays” adlı bu yeni turizm trendi, tarih ile konforu buluşturuyor.
Tarihi taş duvarlar, demir parmaklıklar ve mahkum hikâyeleriyle özdeşleşmiş eski cezaevleri, artık lüks turizmin yeni gözdesi. 2026’nın en dikkat çekici seyahat trendlerinden biri olan “salvaged stays”, yani “kurtarılmış konaklamalar”, geçmişin karanlık yapılarında yepyeni bir tatil anlayışı sunuyor.
Dünyanın farklı noktalarında, tarihî cezaevlerinin otellere dönüştürülmesiyle hem mimari miras korunuyor hem de turistlere unutulmaz deneyimler vadediliyor. Türkiye’den Japonya’ya, Almanya’dan Avustralya’ya kadar birçok ülkede bu dönüşüm dikkat çekiyor.

Four Seasons Hotel Istanbul At Sultanahmet – Türkiye
Türk neoklasik mimarisiyle 1918 yılında Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlanan yapı, uzun yıllar boyunca aydınlar, yazarlar ve gazetecilere cezaevi olarak ev sahipliği yaptı. Nazım Hikmet’in ve Orhan Kemal’in kaleminden çıkan eserlerin ilham bulduğu bu duvarlar, 1996’da Four Seasons Hotel olarak yeniden açıldı. Günümüzde Boğaz manzaralı süitleri, Kurna Spa’sı ve zarif restoranlarıyla tarihiyle lüksü birleştiriyor.

Hishino Resorts – Japonya
Japonya’nın Nara kentindeki eski çocuk cezaevi, 2024’te Hoshino Resorts tarafından restore edilerek 48 süitli bir lüks otel haline getirildi. 1908 tarihli yapı, 2017’de kapanmasının ardından “Ulusal Öneme Sahip Kültürel Varlık” ilan edilmişti. Yapının orijinal kırmızı tuğlaları korunurken, modern tasarım unsurlarıyla ferah bir atmosfer yaratıldı. Aynı komplekste yer alan Nara Hapishanesi Müzesi ise ziyaretçilere tarihi anlatıyor.

Hotel Liberty – Almanya
Almanya’nın Offenburg kentindeki Hotel Liberty, 1848’deki Baden Devrimi’nden sonra siyasi mahkûmları ağırlayan eski bir hapishaneden dönüştürüldü. Mimar Jürgen Grossmann tarafından yeniden tasarlanan yapı, özgün hücre kapıları ve “Wasser & Brot” adlı restoranıyla geçmişe saygı duruşunda bulunuyor. Kara Orman bölgesine yakın konumu, doğasever turistler için de cazip bir seçenek sunuyor.

The Liberty, a Luxury Collection Hotel – ABD
Boston’daki eski Charles Street Hapishanesi, 2007’de The Liberty oteline dönüştürüldü. 1851’de inşa edilen yapı, geniş kemerli pencereleri ve sekizgen merkeziyle dikkat çekiyor. Hapishanenin atriyumu, bugün otelin en çok ilgi gören alanlarından biri. “Alibi” barı ve korunmuş hücre detayları, yapının tarihini yaşatmaya devam ediyor.

The Interlude – Avustralya
Melbourne’daki Pentridge Hapishanesi, 1851 ile 1997 yılları arasında hizmet vermişti. Bugün B Blok’ta hizmet veren The Interlude, 19 özel süitli bir butik otel. Orijinal taş hücrelerin birleştirilmesiyle oluşturulan odalarda modern konfor ön planda. Otelin altında yer alan yüzme havuzu ve Pentridge Hapishanesi turları ile konuklara sıra dışı bir wellness deneyimi sunuluyor.
Bu oteller sadece konaklama değil, aynı zamanda mimari, kültürel ve sosyal tarih ile temas kurma imkânı da sağlıyor. Misafirler, bu özgün yapılar sayesinde geçmişin izlerini taşıyan bir atmosferde lüksü deneyimliyor.





