POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, 2026 turizm sezonunda jeopolitik gerilimlerin rezervasyon kararlarını yavaşlattığını ancak Türkiye’ye talebin sürdüğünü belirterek, sektörün güçlü yapısıyla süreci yönetebileceğini vurguladı.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, 2026 turizm sezonuna ilişkin değerlendirmesinde küresel ve bölgesel gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ancak Türkiye turizminin bu süreçte güçlü duruşunu koruduğunu söyledi. Turizmin jeopolitik gelişmelere en hızlı reaksiyon veren sektörlerden biri olduğunu belirten Saatçioğlu, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin özellikle bazı pazarlarda algıyı etkilediğini ifade etti.
Antalya özelinde talebin tamamen kesilmediğini vurgulayan Saatçioğlu, mevcut tabloda daha çok karar alma süreçlerinde bir yavaşlama yaşandığını belirtti. Misafirlerin “bekle-gör” yaklaşımıyla hareket ettiğini dile getiren Saatçioğlu, bu durumun sezonun genel dinamiklerini etkilediğini kaydetti.
Rezervasyonlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Saatçioğlu, şu aşamada yaygın ve ciddi bir iptal dalgasından söz edilemeyeceğini ifade etti. Ancak yeni rezervasyon akışında yavaşlama olduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle yakın tarihli rezervasyonlarda iptallerin yoğunlaştığını söyledi. Bu iptallerin daha çok aile otellerinde görüldüğünü kaydeden Saatçioğlu, toplam rezervasyonlar içinde iptal oranlarının yüzde 15-20 bandında seyrettiğini aktardı.
Fiyat-kalite dengesi konusuna da değinen Saatçioğlu, son yıllarda artan maliyetlerin bu dengeyi zorladığını ancak Türkiye’nin hâlâ güçlü bir fiyat/performans avantajına sahip olduğunu vurguladı. 2026 sezonunda kontrolsüz fiyat rekabeti yerine değer odaklı fiyatlama ile hizmet kalitesinin korunmasının öncelikli olacağını ifade etti.
Artan enflasyon ve yaşam maliyetlerinin sektörü zorladığını belirten Saatçioğlu, özellikle iç pazarda Yunan adalarına yönelik vize kolaylıklarının kısa vadede rekabeti artırabileceğini söyledi. Ancak Türkiye’de sunulan hizmet kalitesi ve “her şey dahil” sistemin rakip destinasyonlarla doğrudan kıyaslanamayacağını vurgulayan Saatçioğlu, sektörün odak noktasının rekabet etmekten çok fark yaratmak olması gerektiğini dile getirdi.
Döviz kurunun beklendiği seviyede artmaması ve maliyetlerin yükselmesinin işletmeler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Saatçioğlu, sektörün artık yalnızca doluluk oranına değil, verimlilik ve doğru fiyatlama stratejilerine odaklanması gerektiğini söyledi. Kârlılığı korumak için maliyet yönetiminin her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade etti.
2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolar turizm geliri hedefini de değerlendiren Saatçioğlu, bu hedefin savaş öncesi koşullarda belirlendiğini ancak Türkiye turizminin potansiyel olarak bu seviyelere ulaşabilecek güce sahip olduğunu dile getirdi.
Tüm zorluklara rağmen Türkiye turizminin güçlü, dirençli ve deneyimli bir sektör olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, sektörün artık kriz yönetiminden çok sürdürülebilir büyümeye odaklanmak istediğini söyledi. Turizmin en büyük ihtiyacının güven ortamı olduğuna dikkat çeken Saatçioğlu, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.





