TBMM gündemindeki yeni kanun teklifi, milli park ve tabiat parklarında turizm yatırımlarının önünü açıyor. Uzun vadeli intifa hakkı, altyapı izinleri ve sürdürülebilirlik vurgusuyla doğal alanlarda kontrollü turizm dönemi hedefleniyor.
Geçtiğimiz ekim ayında Hükümet tarafından TBMM’ye sunulan 30 maddelik Milli Parklar ve Kültür Alanlarını Düzenleyen Kanun Teklifi yeniden Meclis gündemine alındı. Teklif, milli parklar ve tabiat parklarında turizm yatırımlarını kolaylaştıracak önemli düzenlemeler içeriyor.
Kanun teklifine göre, Kültür ve Turizm Koruma Bölgeleri ile Turizm Merkezleri dışında kalan alanlarda da belirli şartlarla turistik tesis kurulabilecek. Kamu yararına ve ilgili planlara uygun olması kaydıyla, özel ve tüzel kişilere turizm amaçlı yapı izni verilebilecek. Böylece doğal koruma alanlarında kontrollü turizm yatırımlarının önü açılmış olacak.
Düzenlemede yatırımcılara uzun vadeli intifa hakkı tanınıyor. Buna göre tesisler için verilecek intifa süresi 49 yılı aşamayacak. Ancak işletmenin başarılı bulunması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belgelendirilmesi halinde, yatırımcı tesisin rayiç bedelini ödeyerek bu hakkı 99 yıla kadar uzatabilecek. Süre sonunda ise tesisler Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredilecek.
Teklif, altyapı yatırımlarına da düzenleme getiriyor. Korunan alanlarda doğrudan hizmet sunan tesislerden bedel alınmayacak. Ulaşım, enerji, su ve atık su hatları gibi planlı altyapı yatırımları ise belirli bir bedel karşılığında izinle gerçekleştirilebilecek.
Yeni düzenleme, doğal alanlarda turizmi teşvik ederken denetim mekanizmalarını ve cezai yaptırımları artırmayı hedefliyor. Amaç, yatırımcıya uzun vadeli güvence sağlarken milli park ve tabiat parklarında sürdürülebilir ve kontrollü turizm modelini hayata geçirmek.





