Turizm Yatırım Haber’e konuşan sektör temsilcileri, 2026 sezonunda talebin sürdüğünü ancak jeopolitik gelişmelerin rezervasyon kararlarını yavaşlattığını belirtiyor. Güçlü potansiyele rağmen belirsizlik ve maliyet baskısı öne çıkıyor.
Turizm Yatırım Haber’e konuşan sektör temsilcilerine göre, turizm sektörü 2026 sezonuna temkinli bir iyimserlikle giriyor. Küresel ve bölgesel gerilimlere rağmen Türkiye’ye yönelik talep devam ederken, rezervasyon kararlarında belirgin bir yavaşlama yaşanıyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin özellikle Avrupa pazarında “bekle-gör” eğilimini güçlendirdiği ifade ediliyor.
Mevcut tabloda en dikkat çekici unsur iptallerden çok rezervasyonların ötelenmesi. Yakın tarihli rezervasyonlarda sınırlı iptaller görülse de, turistlerin alternatif destinasyonlara yönelmek yerine kararlarını ertelediği belirtiliyor. Bu tablo, sektör temsilcilerinin ortak değerlendirmelerinde de öne çıkıyor.
Yaşanan yavaşlamanın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çeken sektör temsilcileri, Akdeniz çanağındaki diğer turizm ülkelerinde de benzer bir tablonun olduğunu söylüyor. Türkiye’nin güçlü altyapısı, hizmet kalitesi ve destinasyon çeşitliliği ise en önemli avantajlar arasında gösteriliyor.

Öte yandan maliyet baskısı 2026 sezonunun en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Artan enflasyon, enerji ve personel giderleri ile döviz kurunun aynı oranda artmaması, işletmelerin kârlılığını ciddi şekilde zorluyor. Bu nedenle sektörün odağı yalnızca doluluk değil, verimlilik ve sürdürülebilir kârlılık haline geliyor.
Fiyat kalite dengesi de sezonun belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin hâlâ güçlü bir fiyat/performans avantajına sahip olduğu belirtilirken, kontrolsüz fiyat rekabeti yerine değer odaklı fiyatlama stratejilerinin benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Rekabet tarafında ise özellikle Yunan adalarına yönelik ilginin arttığına dikkat çekiliyor. Ancak bu hareketliliğin daha çok kısa süreli tatillerle sınırlı kaldığı ve Türkiye’nin sunduğu hizmet kalitesi ile ürün çeşitliliği sayesinde avantajını koruduğu ifade ediliyor.
Sektör temsilcilerine göre, tüm bu gelişmelere rağmen 2026 yılı için belirlenen 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin ulaşılabilir olduğu ifade ediliyor. Ancak bu süreçte yalnızca ciro artışı değil, sürdürülebilir ve sağlıklı kârlılık da sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, sektör temsilcilerinin ortak görüşü; Türkiye turizminin güçlü yapısını koruduğu ancak belirsizlikler ve maliyet baskısı nedeniyle temkinli bir süreçten geçtiği yönünde.

Mehmet İşler: “2026’da Turizmde Durgunluk Var, Ancak Talep Devam Ediyor”
TÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, 2026 turizm sezonunda rezervasyonlarda yavaşlama yaşandığını ancak Türkiye’nin güçlü altyapısı ve cazibesini koruduğunu belirterek, asıl hedefin yüksek gelir kadar sürdürülebilir kârlılık olması gerektiğini vurguladı. Mehmet İşler: “2026’da Turizmde Durgunluk Var, Ancak Talep Devam Ediyor” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin etkisiyle rezervasyon iptallerinden çok, talepte geçici bir yavaşlama gözlemleniyor. İşler’e göre bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü değil; Yunanistan ve Mısır gibi rakip destinasyonlar da benzer bir tabloyla karşı karşıya. Turizm sektörünün küresel gelişmelere hızlı tepki verdiğini belirten İşler, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu algısının daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini ifade ediyor.
Ekonomik cephede ise maliyet baskısı dikkat çekiyor. Artan enflasyon ve döviz kurunun maliyetlerle paralel yükselmemesi, işletmelerin kârlılığını zorluyor. Buna rağmen sektör, uluslararası rekabetten kopmamak adına kalite standartlarını korumaya devam ediyor.
Yerli turistin tatilden vazgeçmediği, ancak daha kısa süreli ve ekonomik seçeneklere yöneldiği belirtilirken, yabancı turistin ise Türkiye’nin altyapısı ve hizmet kalitesi nedeniyle ülkeye ilgisini sürdürdüğü ifade ediliyor.
Tüm bu gelişmelere rağmen 2026 yılı için belirlenen 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin ulaşılabilir olduğu değerlendiriliyor. Ancak sektör temsilcileri, ciro kadar sürdürülebilir kârlılığın da sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Mehmet İşler’in konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/mehmet-isler-2026da-turizmde-durgunluk-var-ancak-talep-devam-ediyor/

Aylin Özsavaş: “2026’da Turizmde Asıl Risk Güvenlik Değil, Algı Yönetimi”
İSATAG Başkanı Aylin Özsavaş, 2026 turizm sezonunda talebin tamamen kaybolmadığını ancak savaşların yarattığı algı nedeniyle rezervasyonların yavaşladığını belirterek, sektörün en büyük riskinin güvenlikten çok “algı yönetimi” olduğunu vurguladı. Özsavaş, özellikle kısa vadeli rezervasyonlarda iptal ve düşüş yaşanırken, ileri tarihli taleplerde “bekle-gör” eğiliminin öne çıktığını ifade etti.
ABD-İsrail-İran geriliminin turizmde daha çok algı riski yarattığını vurgulayan Özsavaş, Türkiye’de operasyonların normal sürmesine rağmen Avrupa pazarında bölgenin tek bir kriz alanı gibi algılanabildiğini söyledi. Rusya-Ukrayna savaşında ise Ukrayna pazarındaki kaybın sürdüğünü, buna karşın Rusya pazarının güçlü konumunu koruduğunu dile getirdi.
Sahada özellikle yakın tarihli rezervasyonlarda iptaller yaşandığını belirten Özsavaş, bu durumun büyük ölçüde algıdan kaynaklandığını ifade etti. Türkiye’nin güvenli destinasyonlar arasında yer almasına rağmen, yapılan uyarıların genellenmesinin talebi olumsuz etkilediğini söyledi.
Fiyat-kalite dengesi açısından sektörün son yıllarda zorlandığını kaydeden Özsavaş, artan maliyetler ve kur baskısının Türkiye’yi bazı pazarlarda pahalı hale getirdiğini belirtti. Özellikle kültür turlarında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu vurguladı.
Artan yaşam maliyetlerinin turizm talebini daha fiyat odaklı hale getirdiğini ifade eden Özsavaş, buna rağmen Türkiye’nin destinasyon çeşitliliği ve kapasitesiyle güçlü konumunu koruduğunu söyledi. Yunan adalarına yönelik ilginin özellikle kısa tatillerde etkili olduğunu da ekledi.
Özsavaş, 2026 sezonunun tamamen olumsuz olmayacağını ancak daha kırılgan, rezervasyonların son dakikaya kaldığı ve kârlılığın baskı altında olduğu bir dönem yaşanacağını belirtti. Aylin Özsavaş’ın konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/aylin-ozsavas-2026da-turizmde-asil-risk-guvenlik-degil-algi-yonetimi/

Hakan Saatçioğlu: “Turizmde Talep Sürüyor, Kararlar Gecikiyor”
POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, 2026 turizm sezonunda jeopolitik gerilimlerin rezervasyon kararlarını yavaşlattığını ancak Türkiye’ye talebin sürdüğünü belirterek, sektörün güçlü yapısıyla süreci yönetebileceğini vurguladı.
POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, 2026 turizm sezonunda küresel ve bölgesel gerilimlerin sektöre etkisinin talep kaybından çok rezervasyon davranışlarında yavaşlama şeklinde görüldüğünü belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin bazı pazarlarda algıyı etkilediğini ifade eden Saatçioğlu, Antalya’ya talebin sürdüğünü ancak misafirlerin “bekle-gör” yaklaşımıyla hareket ettiğini söyledi.
Rezervasyonlara ilişkin değerlendirmede bulunan Saatçioğlu, şu an için yaygın bir iptal dalgası olmadığını, ancak yeni rezervasyonların daha yavaş ilerlediğini dile getirdi. Özellikle yakın tarihli rezervasyonlarda iptallerin yoğunlaştığını belirten Saatçioğlu, bu iptallerin daha çok aile otellerinde görüldüğünü ve toplam rezervasyonlar içinde yüzde 15-20 bandında olduğunu ifade etti.
Fiyat-kalite dengesine değinen Saatçioğlu, artan maliyetlere rağmen Türkiye’nin güçlü fiyat/performans avantajını koruduğunu vurguladı. Kontrolsüz fiyat rekabeti yerine değer odaklı fiyatlamanın önemine dikkat çekti.
Enflasyon ve maliyet artışlarının sektörü zorladığını belirten Saatçioğlu, Yunan adalarına yönelik ilginin rekabeti artırsa da Türkiye’nin hizmet kalitesiyle öne çıktığını söyledi. Döviz kurunun baskılanması ve maliyet artışlarının kârlılığı düşürdüğünü ifade eden Saatçioğlu, sektörün verimlilik ve maliyet yönetimine odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi. Hakan Saatçioğlu’nun konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/hakan-saatcioglu-turizmde-talep-suruyor-kararlar-gecikiyor/

Sabahattin Duman: 2026 Turizm Sezonunda Başarı Fiyat-Kalite Dengesiyle Gelecek
BOYD Başkanı Sabahattin Duman, 2026 turizm sezonunun zorlu ancak yönetilebilir olacağını belirterek, jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin güçlü konumunu koruduğunu, fiyat-kalite dengesi ve doğru stratejilerin belirleyici olacağını vurguladı. Duman, sektörün geçmişte benzer dönemleri deneyimlediğini belirterek, doğru planlama ve temkinli hareketle bu sezonun da kontrol altında tutulabileceğini ifade etti.
Küresel ve bölgesel gerilimlerin turizmi doğrudan etkilediğini vurgulayan Duman, Türkiye’nin savaşın tarafı olmamasına rağmen coğrafi konumu nedeniyle algısal etkilerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Özellikle Avrupa pazarında “bekle-gör” eğiliminin öne çıktığını kaydeden Duman, buna karşın Türkiye’nin güçlü destinasyon konumunu koruduğunu belirtti.
Bodrum özelinde ise genel bir rezervasyon çöküşünün söz konusu olmadığını ifade eden Duman, bazı pazarlarda dönemsel iptaller yaşandığını söyledi. İran pazarında Nevruz dönemine yönelik iptallerin dikkat çektiğini ancak bu durumun genellenmemesi gerektiğini vurguladı. Rusya pazarının ise Türkiye için önemini koruduğunu dile getirdi.
Artan maliyetlerin sektör üzerinde baskı yarattığını belirten Duman, fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Duman, hizmet kalitesi ile fiyat arasında denge kurulmasının kritik olduğuna dikkat çekti.
Rekabetin arttığını da belirten Duman, Yunan adalarının alternatif oluşturduğunu ancak Bodrum’un hizmet kalitesi ve deneyim gücüyle öne çıktığını ifade etti. 68 milyar dolar gelir hedefinin mümkün olduğunu ancak sürecin jeopolitik gelişmelere bağlı olarak şekilleneceğini sözlerine ekledi. Sabahattin Duman’ın konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/sabahattin-duman-2026-turizm-sezonunda-basari-fiyat-kalite-dengesiyle-gelecek/

Murat Toktaş: “Türkiye Turizmde Güvenli Liman, 2026 Hedefleri Ulaşılabilir”
TÜROFED Başkan Yardımcısı ve Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Murat Toktaş, küresel gerilimlere rağmen Türkiye’nin turizmde “güvenli liman” konumunu koruduğunu belirterek, 2026’da zorlu bir sezon beklense de 68 milyar dolar gelir hedefinin ulaşılabilir olduğunu söyledi.
Rusya-Ukrayna hattındaki gelişmeler ve Orta Doğu’daki gerilimlerin Türkiye’ye kısmen avantaj sağladığını dile getiren Toktaş, özellikle üst segment turistlerin alternatif destinasyon arayışında Türkiye’ye yöneldiğini söyledi. Bu durumun özellikle Ege kıyılarındaki lüks tesislere talebi artırabileceğini belirtti.
Karadeniz bölgesinde ise farklı dinamiklerin öne çıktığını ifade eden Toktaş, Doğu Karadeniz’de Körfez pazarında temkinli bir talep gözlendiğini ve rezervasyon süreçlerinde yavaşlama yaşandığını kaydetti. Buna karşın Orta ve Batı Karadeniz’de yerli pazar ağırlıklı yapının sürdüğünü belirtti.
Fiyat-kalite dengesine ilişkin değerlendirmede bulunan Toktaş, Türkiye’nin hizmet kalitesi açısından güçlü konumunu koruduğunu ancak artan maliyetler ve kur baskısının sektör üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi. İşletmelerin maliyetleri fiyatlara tam yansıtamadığını ve bu durumun kârlılığı düşürdüğünü vurguladı.
Yunan adalarına yönelik ilginin daha çok kısa süreli seyahatleri etkilediğini belirten Toktaş, Türkiye’nin hizmet çeşitliliği ve fiyat-fayda dengesi açısından avantajını koruduğunu ifade etti. Toktaş, tüm zorluklara rağmen 2026 için belirlenen 68 milyar dolar turizm geliri hedefinin ulaşılabilir olduğunu sözlerine ekledi. Murat Toktaş’ın konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/murat-toktas-turkiye-turizmde-guvenli-liman-2026-hedefleri-ulasilabilir/

GETOB Başkanı Cengiz Aygün: “Savaş Uzarsa Turizmde Risk Artar, Ancak Türkiye Gücünü Koruyor”
GETOB Başkanı Cengiz Aygün, 2026 turizm sezonunda küresel gerilimlerin etkisiyle rezervasyonlarda dalgalanma yaşandığını belirterek, Türkiye’nin güçlü destinasyon algısını koruduğunu ancak savaşın uzaması halinde sektörün ciddi risklerle karşılaşabileceğini söyledi.
Son dönemde rezervasyonlarda kısmi bir gerileme yaşandığını dile getiren Aygün, buna rağmen iptallerin sınırlı kaldığını ve turistlerin alternatif destinasyonlara yönelmek yerine bekleme eğiliminde olduğunu belirtti. Bu durumun Türkiye’nin güçlü destinasyon algısını koruduğunu gösterdiğini vurguladı. Güney Ege’de, özellikle Dalaman bölgesinde son haftalarda sınırlı iptaller görülürken, son günlerde yeniden rezervasyon hareketliliği yaşanmasının umut verici olduğu kaydedildi.
Fiyat-kalite dengesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aygün, Türkiye’nin özellikle konaklama hizmetlerinde yüksek kalite sunduğunu ve fiyatların bu kaliteye göre hâlâ rekabetçi olduğunu ifade etti. Pandemi sonrası artan maliyetlere rağmen Türkiye’nin pahalı bir destinasyon olmadığına dikkat çekti.
Enflasyonun hem yerli hem yabancı turist davranışlarını etkilediğini belirten Aygün, yerli turistin tatilden vazgeçmeyip daha kısa süreli veya ekonomik seçeneklere yöneldiğini söyledi. Yunan adalarına olan ilginin ise daha çok farklı deneyim arayışından kaynaklandığını, Türkiye’nin hizmet kalitesi açısından güçlü konumunu koruduğunu vurguladı.
Döviz kurunun baskılanması ve maliyet artışlarının kârlılığı düşürdüğünü ifade eden Aygün, 68 milyar dolar turizm geliri hedefinin ise savaşın seyrine bağlı olarak ulaşılabilir olduğunu sözlerine ekledi. Cengiz Aygün’ün konuyla ilişkin değerlendirmesinin tamamı: https://turizmyatirimhaber.com/getob-baskani-cengiz-aygun-savas-uzarsa-turizmde-risk-artar-ancak-turkiye-gucunu-koruyor/





