TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Çinlilere vize muafiyetini turizmde tarihi ve stratejik bir adım olarak değerlendirdi, hedef 1 milyon turist.
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyetine ilişkin kararın 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Çin ile Türkiye arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesini TÜROB olarak stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Eresin, şu görüşleri dile getirdi:
“Bu kararı turizm sektörü adına 2026 yılı için oldukça önemli bir adım olarak görüyoruz. Hızla büyüyen orta sınıfı, artan yurt dışı seyahat eğilimi ve kültürel yakınlıklarıyla Çin, Türk turizmi açısından büyük potansiyele sahip, son derece önemli bir pazar. Çinli ziyaretçilerin Türkiye’ye olan ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış göstermektedir. 2019 yılında 430 bin Çinli turisti ağırlayan ülkemiz, pandemi sürecinde yaşanan geçici düşüşün ardından 2023’te 250 bin ziyaretçi seviyesine yeniden ulaşmıştır. 2024 yılı sonunda bu sayının 410 bine yükselmesi memnuniyet vericidir. 2025 yılı sonunda 500 bin Çinli ziyaretçi hedefine ulaşmayı, orta vadede ise yıllık 1 milyon Çinli turisti Türkiye’de misafir etmeyi amaçlıyoruz.
Vize muafiyeti uygulamasının hayata geçirilmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve süreci başından beri büyük bir özveriyle yürüten Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ederiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping arasında gerçekleştirilen üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu güçlü siyasi irade, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra turizm sektöründe de somut ve kalıcı kazanımların önünü açmaktadır.
Bu çerçevede, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak 2 Ocak’ta yürürlüğe girmesi, Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olmuştur. Uzun süredir sektör olarak dile getirdiğimiz bu düzenlemenin hayata geçirilmesi, seyahat planlamalarını kolaylaştırarak iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini doğrudan ve güçlü biçimde artıracaktır.
Vize muafiyeti sayesinde özellikle bireysel seyahat eden Çinli turist sayısında ve kişi başı harcama düzeyinde belirgin bir artış bekliyoruz. Bu kararın, Türkiye’nin Çin pazarı nezdindeki rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına ve turizmin 12 aya yayılması hedefimize güçlü katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Son yıllarda Türk vatandaşlarının Çin’e yönelik turizm talebinde gözlenen artış da karşılıklı turizm hareketliliğinin dengeli biçimde geliştiğini göstermektedir. Bu karşılıklı akış, iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağların daha da güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Havayolu taşımacılığı alanında atılan adımlar bu süreci destekler niteliktedir. Türk Hava Yolları ve Çinli havayolu şirketleri tarafından karşılıklı uçuş frekansları artırılmış, haftalık yolcu uçağı uçuş hakkı 21’den 49’a çıkarılmıştır. Artan uçuş kapasitesinin, vize muafiyetiyle birlikte turizm odaklı değerlendirilmesi, ülkemize gelecek Çinli ziyaretçi sayısını hızla yukarı taşıyacaktır.
TÜROB olarak, Çinli misafirlerimizin Türkiye’de kendilerini güvende ve evlerinde hissedebilmeleri için sektörün tüm paydaşlarıyla yakın iş birliği içindeyiz. Çin kültürüne uygun hizmet standartlarının yaygınlaştırılması, dil desteği, personel eğitimi ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir.
Türkiye’nin Çin pazarı için daha cazip, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesi adına üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Karşılıklı güven, anlayış ve ortak vizyona dayalı güçlü bir turizm iş birliğinin, her iki ülkenin ekonomileri ve halkları için kalıcı faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”





