Ana SayfaHaberlerHavayollarında milyarlık yarış: Zirvede fark sadece 12 milyon dolar

Havayollarında milyarlık yarış: Zirvede fark sadece 12 milyon dolar

Küresel havacılıkta son 12 aylık kâr tablosu şekillenmeye başladı. Delta 5,07 milyar dolarla zirveye yerleşirken United hemen arkasından geldi. Avrupa’da IAG ve Lufthansa öne çıktı. Türkiye ve yakın coğrafyadaki havayollarında ise çatışmalar, hava sahası sorunları ve artan maliyetler bilançolara baskı yaptı.

Havacılık sektöründe 2026 yılı henüz tamamlanmadan şirketlerin TTM, yani geriye dönük son 12 aylık kâr rakamları açıklanmaya başladı. Ortaya çıkan ilk tablo, küresel kâr yarışında ABD merkezli havayollarının ağırlığını gösterdi. Hürriyet’ten Uğur Cebeci’nin haberine göre Delta Hava Yolları 5 milyar 70 milyon dolarlık kârla ilk sıraya yerleşirken, United Hava Yolları 5 milyar 58 milyon dolarla Delta’yı yakından takip etti.

Avrupa’da gruplar öne çıkıyor

ABD’li iki şirketin ardından Avrupa cephesinde en yüksek kâr rakamlarından biri IAG’de görülüyor. Ancak IAG, tek bir havayolundan oluşmuyor. International Consolidated Airlines Group S.A. çatısı altında British Airways ve İspanyol Iberia’nın yanı sıra Aer Lingus Regional, Aer Lingus UK, Vueling Airlines ve kargo faaliyetleri dahil çok sayıda şirket bulunuyor.

Listenin devamında Lufthansa Grubu yer alıyor. Alman havacılık grubunun TTM rakamı 3 milyar 25 milyon dolar seviyesinde. Bu rakam yalnızca Lufthansa’nın faaliyetlerini kapsamıyor. Grup bünyesinde SWISS, Austrian Airlines, Brussels Airlines, Eurowings ve ITA da bulunuyor.

Avrupa’nın düşük maliyetli taşıyıcılarından Ryanair ise 2 milyar 85 milyon dolarlık kârıyla dikkat çekiyor. Böylece küresel tabloda ABD merkezli devlerin ardından Avrupa’nın büyük havacılık grupları ve düşük maliyetli taşıyıcıları da milyarlarca dolarlık kâr rakamlarıyla sıralanıyor.

Bölgedeki krizler maliyetleri büyüttü

Havayollarının önemli bölümü yükselen yakıt fiyatlarından etkilenirken Türkiye ve yakın coğrafyada faaliyet gösteren şirketler, bölgesel çatışmalar ve hava sahalarındaki sorunların getirdiği ek maliyetlerle karşı karşıya kaldı.

Başta Türk Hava Yolları olmak üzere Pegasus ve AJet’in operasyonlarında bölgedeki gelişmelerin etkisi hissedildi. THY, önemli gelir sağladığı İsrail hatlarında uzun süredir uçuş gerçekleştiremiyor. İran seferleri tamamen kesilirken Orta Doğu’daki birçok noktaya da düzenli operasyon yapmak güçleşti.

Rusya uçuşlarında ise güzergâh değişiklikleri nedeniyle bazı seferlerde uçuş süresi 1,5-2 saatten fazla uzayabiliyor. Drone ve insansız hava araçlarının bölgede oluşturduğu riskler de operasyonları etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor. Bunlara yükselen yakıt faturası, yeni uçak yatırımları ve mevcut filonun devam eden finansman ödemeleri eklendiğinde maliyet baskısı daha da artıyor. THY kârlılığını korusa da mevcut koşullar şirketin bilançosu üzerinde önemli bir yük oluşturuyor.

TTM kârı, finansal analizde bir şirketin son 12 aylık toplam net kârını ifade ediyor. İngilizce “Trailing Twelve Months” ifadesinin kısaltması olan TTM, takvim yılından bağımsız hesaplanıyor. Şirketlerin açıkladığı en güncel çeyrekten geriye doğru dört çeyreğin, yani 12 aylık dönemin kârı toplanarak güncel performans ortaya konuluyor.

F-35 gündemine Boeing siparişi de eklendi

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde uzun süredir gündemde bulunan başlıklardan biri F-35 savaş uçakları. Türkiye’nin proje ortağı olduğu F-35 programındaki süreç, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerinin satın alınmasının ardından çıkmaza girdi ve konu bugüne kadar çözüme kavuşmadı.

F-35’lerin Türkiye’ye verilip verilmeyeceği ve olası teslimatların hangi takvimde yapılabileceği konusunda henüz kesinleşmiş bir sonuç bulunmuyor. Diğer taraftan yeni nesil F-16 alımları da gündemdeki yerini koruyor. Türkiye’nin geliştirdiği KAAN savaş uçağının motoruna ilişkin kısıtlamalar da savunma alanındaki temasların başlıkları arasında yer alıyor.

Bu süreç devam ederken Türk Hava Yolları’nın Boeing ile yaptığı büyük ölçekli uçak anlaşması da dikkatleri yeniden ABD ile ticari ilişkilere çevirdi.

THY, dar gövdeli Boeing 737 MAX 8 uçakları için bir yılı aşkın süredir Boeing ile pazarlık yürütüyordu. Fiyat konusunda tarafların uzun süre anlaşamadığı, THY’nin alternatif olarak siparişlerini Airbus’a yönlendirebileceğini gündeme getirdiği belirtiliyordu.

THY’nin Boeing anlaşması yeni bir kapı açar mı?

Ahmet Bolat döneminde başlayan görüşmelerin ardından Boeing MAX alımında anlaşmaya varıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gözetiminde gerçekleştirilen imza töreninde THY Yönetim ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker ile Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Stephanie Pope yer aldı.

Toplam 150 MAX uçağını kapsayan anlaşmada 100 adet Boeing 737 MAX 8 kesin siparişe dönüştü. Kalan 50 uçak için ise siparişlerin istenmesi halinde Boeing 737 MAX 10 modeline çevrilebilmesini sağlayan bir opsiyon sözleşmeye dahil edildi. Uçakların 2033-2037 yılları arasında teslim edilmesi planlanıyor.

Uçakların birim fiyatları açıklanmadı. Büyük ölçekli uçak alımlarında nihai fiyatlar çoğunlukla üretici ile müşteri arasındaki ticari anlaşmanın parçası olarak kamuoyuyla paylaşılmıyor. THY’nin ayrıca toplam 75 adetlik Boeing 787 sipariş süreci devam ediyor.

Son anlaşmayla birlikte Boeing’den yapılacak alımların katalog fiyatları üzerinden 30 milyar dolara kadar ulaşabileceği Simple Flying’de ileri sürüldü. Bu büyüklükteki ticari ilişkinin Türkiye’nin F-35 talebine nasıl yansıyacağı konusunda da yorumlar yapılmaya başlandı. Boeing ile F-35 farklı üretim ve tedarik yapılarına sahip olsa da ABD ile büyüyen ticari hacmin savunma alanındaki görüşmelere katkıda bulunabileceği öne sürülüyor.

Ancak Boeing siparişlerinin F-35 sürecini doğrudan etkileyip etkilemeyeceği konusunda kesinleşmiş bir sonuç bulunmuyor. İki konu arasındaki olası bağlantının nasıl şekilleneceği, Türkiye ile ABD arasında önümüzdeki dönemde yürütülecek temaslarla daha net ortaya çıkacak.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Haberler