Türkiye Varlık Fonu’na devri tamamlanan İzmir Limanı’nda yeni yatırım dönemi başlıyor. Yolcu limanının kapasitesini artıracak, turizm ile ticari, sosyal ve kültürel alanları bir araya getirecek dönüşüm projesiyle İzmir’in kruvaziyer turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye Varlık Fonu (TVF), mülkiyetinde bulunan ve bugüne kadar TCDD tarafından işletilen İzmir Limanı’nın devir sürecinin 1 Ağustos 2026 itibarıyla tamamlandığını duyurdu. Yeni dönemde liman, kapsamlı yatırımlarla modernize edilirken özellikle yolcu limanının geliştirilmesine yönelik projeler ön plana çıkacak. Limanın mülkiyeti TVF bünyesinde kalmayı sürdürecek ve herhangi bir imtiyaz devri gerçekleştirilmeyecek.
Yolcu limanına yeni yatırım modeli
İzmir Limanı’nda yük ve yolcu bölümleri için farklı işletme modelleri uygulanacak. Yolcu limanı, ihtiyaçlarına uygun ayrı bir yatırım ve işletme modeliyle geliştirilecek. Proje kapsamında yolcu kapasitesinin artırılması, kruvaziyer turizmine yönelik hizmetlerin güçlendirilmesi ve liman çevresinde ticari, sosyal ve kültürel yaşam alanlarının oluşturulması planlanıyor. Böylece limanın kentle bütünleşen yeni bir çekim merkezi haline gelmesi hedefleniyor.
Turizme katkı hedefleniyor
Yolcu limanında yapılacak yatırımlarla İzmir’in turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve kente gelen ziyaretçi sayısının artırılması amaçlanıyor. Geliştirilecek yeni alanların hem yolculara hem de kent sakinlerine hizmet vermesi öngörülürken, limanın şehir ekonomisine sağlayacağı katkının da büyümesi bekleniyor.
Yük limanında modernizasyon sürecek
Yük limanının işletmesi uluslararası deneyime sahip Alport tarafından yürütülecek. Altyapı ve üstyapının yenilenmesini kapsayan modernizasyon çalışmaları kademeli olarak gerçekleştirilecek ve operasyonlar kesintisiz devam edecek. Yapılacak yatırımlarla limanın uluslararası taşımacılık ağlarındaki rekabet gücünün artırılması, lojistik kapasitesinin güçlendirilmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi hedefleniyor.
Mülkiyet TVF’de kalacak
TVF, İzmir Limanı’nın mülkiyetinin kamu bünyesinde kalacağını, dönüşüm sürecinin uzun vadeli bir yatırım anlayışıyla yürütüleceğini bildirdi. Projenin tamamlanmasıyla limanın ticaret, lojistik ve özellikle yolcu taşımacılığı alanında daha güçlü bir yapıya kavuşması bekleniyor.





