İSTTA Başkanı Murtaza Kalender, 2026 sezonunda jeopolitik etkilerle talepte dalgalanma yaşanabileceğini ancak Türkiye’nin güçlü yapısı sayesinde hızlı toparlanma potansiyelini koruduğunu söyledi.
Krizler Talebi Etkiliyor, Türkiye Dayanıklılığını Koruyor
Turizm Yatırım Haber’e konuşan İstanbul Turizm Derneği (İSTTA) Başkanı Murtaza Kalender, küresel ve bölgesel gerilimlerin turizm üzerindeki etkisinin yadsınamaz olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu’daki ABD–İsrail–İran eksenli gelişmelerin seyahat kararlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Kalender, 2026 sezonunda bazı pazarlarda kısa vadeli talep daralması yaşanabileceğini söyledi.
Buna rağmen Türkiye’nin kriz yönetimi tecrübesine dikkat çeken Kalender, geçmişte yaşanan benzer süreçlerde yüzde 15–20 seviyesindeki düşüşlerin kısa sürede telafi edilebildiğini hatırlattı. Türkiye’nin güçlü destinasyon algısı sayesinde 2026’da da hızlı bir toparlanma süreci yaşayabileceğini vurguladı.
Kalender, her krizin aynı zamanda fırsatlar barındırdığını belirterek, pazar ve ürün çeşitliliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle vize politikalarında daha rekabetçi düzenlemelere gidilmesi ve düşük maliyetli havayolu şirketlerinin uçuşlarının artırılmasının turizmin 12 aya yayılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
İptaller Sınırlı, Dalgalanma Segment Bazlı
Sahadaki gelişmelere ilişkin bilgi veren Kalender, özellikle belirli pazarlarda kısa vadeli iptaller ve rezervasyon ertelemelerinin gözlemlendiğini söyledi. Ancak bu durumun genel bir krizden ziyade segment bazlı dalgalanmalar şeklinde ortaya çıktığını vurguladı.
İptallerin ağırlıklı olarak Orta Doğu pazarı, İsrail bağlantılı seyahatler ve kısmen Avrupa’nın bazı segmentlerinde görüldüğünü belirten Kalender, Amerika, Kanada ve Avustralya gibi uzak pazarlardan gelen üst segment turistlerde de erteleme eğilimlerinin dikkat çektiğini ifade etti.
Toplam iptal oranlarının bölgeden bölgeye değişmekle birlikte yüzde 5–12 bandında seyrettiğini kaydeden Kalender, bu kayıpların Rusya, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya pazarlarından gelen talep artışıyla büyük ölçüde dengelendiğini dile getirdi.
Fiyat-Kalite Dengesi Zor Bir Sınavdan Geçiyor
2026 sezonunun en kritik başlıklarından birinin fiyat-kalite dengesi olduğunu belirten Kalender, Türkiye’nin geçmişte yüksek kaliteyi rekabetçi fiyatlarla sunabilen güçlü bir destinasyon olduğunu hatırlattı.
Ancak son yıllarda enerji, ulaşım ve operasyon maliyetlerinde yaşanan ciddi artışların bu dengeyi zorladığını ifade eden Kalender, 2026 sezonunun bu anlamda kolay geçmeyeceğini söyledi.
Bu noktada temel yaklaşımın fiyat artırmak değil, sunulan değeri artırmak olması gerektiğini vurgulayan Kalender, deneyim kalitesi, hizmet standardı ve ürün çeşitliliğinin ön plana çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
Rekabette Vize ve Alternatif Pazarlar Öne Çıkıyor
Artan enflasyon ve yaşam maliyetleri nedeniyle turistlerin alternatif destinasyonlara yöneldiğini belirten Kalender, özellikle Yunan adaları ve Balkan ülkelerinin öne çıktığını söyledi. Kapıda vize uygulamasının kısa süreli seyahatlerde Türkiye’ye kıyasla yüzde 10–15 oranında talep kaymasına neden olduğunu ifade etti.
Buna karşın Türkiye’nin geniş ürün çeşitliliği, güçlü altyapısı ve 12 ay turizm imkânı gibi önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Kalender, özellikle Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Vietnam gibi yüksek nüfuslu pazarlara yönelik vize süreçlerinin kolaylaştırılmasının rekabet gücünü artıracağını belirtti.
Kârlılık Üzerinde Baskı Artıyor
Döviz kurunun maliyet artışlarıyla paralel ilerlememesinin turizm işletmeleri üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade eden Kalender, personel, enerji ve operasyon maliyetlerindeki artışların kâr marjlarını daralttığını söyledi.
Bu süreçte işletmelerin daha stratejik hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kalender, öne çıkan başlıkları şöyle sıraladı:
• Daha seçici müşteri segmentine yönelmek
• Katma değeri yüksek ürünler geliştirmek
• Dijital satış ve pazarlama kanallarını güçlendirmek
Kalender, maliyetleri düşürmeye çalışırken hizmet kalitesinden ödün verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
68 Milyar Dolar Hedefi İçin Yol Haritası
2026 yılı için belirlenen 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefini de değerlendiren Kalender, bu hedefin mevcut koşullarda iddialı ancak ulaşılabilir olduğunu ifade etti.
Bu hedefe ulaşmak için şu başlıkların kritik olduğunu vurguladı:
• Kişi başı harcamanın 1.000 doların üzerine çıkarılması
• Nitelikli turist oranının artırılması
• MICE, sağlık ve lüks turizm segmentlerinin geliştirilmesi
Ayrıca vize maliyetlerinin düşürülmesi ve süreçlerin kolaylaştırılmasının da büyük önem taşıdığını belirten Kalender, rakip destinasyonların bu alanda avantaj sağladığını ve Türkiye’nin daha rekabetçi adımlar atması gerektiğini söyledi.
2026: Denge Yılı
Genel değerlendirmesinde Türkiye turizminin esnek, dayanıklı ve hızlı adapte olabilen bir yapıya sahip olduğunu belirten Kalender, doğru stratejilerle 2026 yılının bir “denge yılı” olacağını ifade etti.
Kalender, tüm zorluklara rağmen sektörün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına inandığını sözlerine ekledi.





