Ana SayfaDestinasyonKayseri'ye bu kez turist gözüyle baktım: Memleketim beni şaşırttı

Kayseri’ye bu kez turist gözüyle baktım: Memleketim beni şaşırttı

Sebahattin Ercan // Memleketim Kayseri’yi, hayal ettiğimin ötesinde gelişmiş, örnek bir kent olarak yeniden keşfetmek beni çok mutlu etti. İnsan bazen en iyi bildiğini düşündüğü şehre farklı gözlerle bakınca ne kadar çok şeyin değiştiğini fark ediyor. Benim için bu yolculuk, biraz geçmişe dönüş, biraz da yeni bir Kayseri’yle tanışma oldu.

Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseri Erciyes A.Ş. iş birliğiyle 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde iki günlük bir tanıtım gezisi düzenlendi. Kayseri Otelciler Derneği, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanlığının da destek verdiği program, kentin tarihi, kültürel, gastronomik, doğal ve sportif turizm değerlerini medya temsilcilerine yerinde tanıttı.

KALE DUVARLARININ ARDINDA 7 BİN YILLIK TARİH

Gezimizin ilk durağı, geçmişle bugünün iç içe yaşadığı Kayseri şehir merkeziydi.

Tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılan Kayseri Kalesi, bugün geçmişle bugünü buluşturan, kültürel mirası geleceğe taşıyan bir yaşam ve kültür alanına dönüşmüş. Bu değişimi görmek, memleketimin tarihine nasıl sahip çıktığını hissetmek açısından benim için ayrıca anlamlıydı.

Kalenin içerisindeki Arkeoloji Müzesi, yaklaşık 38 bin eser ve 11 sergileme alanıyla bizi 7 bin yıllık bir tarih yolculuğuna çıkardı. Kültepe Kaniş/Karum’dan çıkarılan kil tabletler, idoller ve görkemli Herakles Lahdi, Kayseri’nin köklü medeniyet geçmişini gözler önüne seriyordu.

Kalenin içindeki Mülhem restoranında ise şehrin lezzetleriyle buluştuk. Bamya çorbası, Kayseri yağlaması, Develi cıvıklısı, güveç ve Nevzine tatlısı, memleketimin zengin mutfak kültürünü aynı sofrada yaşattı.

ERCİYES’TE HEDEF 10 BİN YATAK VE 12 AY TURİZM

Erciyes’e çıktığımızda karşımızda yalnızca bir kayak merkezi değil, dört mevsim turizm hedefiyle gelişen bir destinasyon vardı.

21 otel, 3 bini aşkın yatak kapasitesi, 19 mekanik tesis ve 112 kilometrelik kayak pistleri, Erciyes’in ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyordu. Gelecekte 10 bin yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.

Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi ise spor turizminin yeni olanaklarını görmemizi sağladı. Kayak dışında antrenman kampları, spor organizasyonları ve doğa etkinlikleriyle Erciyes’in yıl boyunca ziyaretçi ağırlaması amaçlanıyor.

İlk günümüz, Talas’taki Kaytur Erguvan Kafe Restoran’ın doğayla iç içe atmosferinde sona erdi.

BEŞ MEDENİYETİN İZİNDE KAYSERİ

İkinci gün, Roma döneminden Cumhuriyet’e uzanan beş medeniyetin izlerini taşıyan Kültür Yolu boyunca şehri keşfettik.

Gevher Nesibe Selçuklu Müzesi, Kurşunlu Camii, Saat Kulesi, Cami Kebir Kazı Alanı, Hunat Hatun Medresesi ve Alaca Kümbet, Kayseri’nin tarihini adeta açık hava kitabına dönüştürüyordu.

Gezi duraklarımızdan Taş Mektep (Milli Mücadele Müzesi), hikâyesini dinlerken boğazımızın düğümlendiği en anlamlı yerlerden biriydi. Vatan uğruna yarım kalan gençlik hayallerinin hüznünü yüreğimizde hissettik.

Özellikle Meryem Ana Kilisesi’nin şehir kütüphanesi olarak yeniden işlevlendirilmesi, tarihi yapıların korunarak yaşatılmasının etkileyici bir örneğiydi.

KORAMAZ’IN AŞK HİKÂYESİNDEN MİMAR SİNAN’IN İZLERİNE

Ağırnas’taki tarihi Çerkes Mustafa Bey Konağı’nın restore edilmesiyle oluşturulan Koramaz Vadisi Müzesi, gezimizin en özel duraklarından biriydi.

Müzede, 1800’lü yıllarda yaşadığı anlatılan Müslüman Türk delikanlı Oğuz ile Rum kızı Suzan’ın hüzünlü aşk hikâyesi, canlandırmalar ve tarihi objeler eşliğinde ziyaretçilere aktarılıyor. Vadinin yedi mahallesinin kültürel mirası da bu anlatıya eşlik ediyor.

Ardından Mimar Sinan’ın doğduğu evi ziyaret ettik. Dünya mimarlık tarihine damga vuran büyük bir ismin yetiştiği topraklarda bulunmak, memleketimle duyduğum gururu daha da artırdı.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Koramaz Vadisi ise kaya oyma yapıları, tarihi yerleşimleri ve doğal güzellikleriyle yolculuğumuza unutulmaz bir son dokunuş yaptı.

MEMLEKETİMLE BİR KEZ DAHA GURUR DUYDUM

Gezimiz, Millet Bahçesi Mutfak Sanatları Merkezi’ndeki akşam yemeği ve değerlendirme buluşmasıyla tamamlandı.

İki günün sonunda bir kez daha gördüm ki Kayseri’yi yalnızca Erciyes, mantı ya da ticaretle tanımlamak bu şehre haksızlık olur. Kayseri; tarihi, kültürü, gastronomisi, doğası ve spor turizmiyle dört mevsim keşfedilmeyi hak eden bir şehir.

Bu yolculukta yalnızca yeni yerler görmedim; çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği memleketime duyduğum bağlılığı da yeniden hissettim.

Kayseri’yi hayal ettiğimin ötesinde örnek bir kent olarak yeniden keşfetmemi sağlayan TUYED’e, Kayseri Büyükşehir Belediyesine, Kayseri Erciyes A.Ş.’ye ve organizasyonda emeği geçen herkese ayrı ayrı gönülden teşekkür ediyorum.

Kayseri, benim için yalnızca doğup büyüdüğüm şehir değil; her dönüşümünde yeniden keşfetmekten gurur duyacağım, dört mevsim yaşayan eşsiz bir destinasyon.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Haberler