İngiltere, Almanya ve ABD’nin önde gelen seyahat sektörü temsilcileri, küresel turizmin geleceğini İspanya’da değerlendirdi. Turespaña’nın Zaragoza’da düzenlediği panelde, seyahat talebinin güçlü kalmasına rağmen fiyat hassasiyeti, değişen tatil tercihleri ve teknolojik dönüşümün destinasyonlar arasındaki rekabeti yeniden şekillendirdiği vurgulandı.
İspanya’nın turizm tanıtım kuruluşu Turespaña tarafından Zaragoza’da düzenlenen konvansiyonda, küresel turizmin geleceği ve seyahat kararlarını etkileyen faktörler ele alındı.
Turizm Gazetesi’nin aktardığına göre, Turespaña Berlin Turizm Müşaviri Álvaro Blanco’nun moderatörlüğündeki panele İngiltere Seyahat Acenteleri Birliği (ABTA) CEO’su Mark Tanzer, Almanya Seyahat Birliği (DRV) Başkanı Albin Loidl ve ABD Tur Operatörleri Birliği (USTOA) Başkanı Terry Dale katıldı.
Panelde, turizm talebinin yalnızca tüketici tercihlerine bağlı olmadığı; destinasyonların sunduğu ürünler, fiyatlar, ulaşım bağlantıları ve dijital teknolojilerin de seyahat kararlarında belirleyici olduğu ifade edildi.
ABTA: Turizmde arz, talebi şekillendiriyor
ABTA CEO’su Mark Tanzer, turizm sektöründe arz ve talep ilişkisinin diğer sektörlerden farklı işlediğini belirtti.
Tanzer, “Geleneksel olarak arzın piyasa taleplerine yanıt verdiği düşünülür. Ancak turizm sektöründe neredeyse bunun tersi yaşanıyor. Talep, oluşturulan arzı takip ediyor” dedi.
Yeni turizm deneyimlerinin geliştirilmesinin ziyaretçi talebi yaratabileceğini söyleyen Tanzer, ulaşım ve dijital bağlantıların da büyümenin temel unsurları arasında bulunduğunu vurguladı.
İngiliz tüketiciler için tatilin önemli bir yaşam önceliğine dönüştüğünü belirten Tanzer, ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen seyahat isteğinin güçlü kaldığını ifade etti.
DRV: Alman turist fiyat-performansa yöneliyor
DRV Başkanı Albin Loidl, Alman turistlerin seyahat etmekten vazgeçmediğini ancak harcamalarında daha seçici davrandığını söyledi.
Almanya’daki ekonomik koşullar nedeniyle fiyat-performans dengesinin önem kazandığını belirten Loidl, Mısır ve Bulgaristan gibi rekabetçi fiyatlar sunan destinasyonların avantaj elde ettiğini aktardı.
Loidl, Kanarya Adaları’nda yüzde 40’lık düşüş yaşandığını ifade etti. Ancak bu oranın hangi dönem veya göstergeye ilişkin olduğu açıklamada belirtilmedi.
Turizmde yalnızca büyük ve her şey dahil tesislere odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Loidl, kültür, gastronomi ve festivaller gibi deneyimlerin destinasyonların rekabet gücünü artırabileceğini söyledi.
Loidl, sürdürülebilirliğe dikkat çekerek büyümenin ziyaretçi sayısından çok yaratılan değere odaklanması gerektiğini belirtti.
USTOA: Amerikalılar tatilden vazgeçmiyor
USTOA Başkanı Terry Dale, ABD’li turistlerin ekonomik belirsizliklere rağmen seyahati öncelikli harcamaları arasında tuttuğunu ifade etti.
“ABD’li seyahatçiler tatillerinden vazgeçmeyecek. Belki yeni ve gösterişli bir buzdolabı satın almaktan vazgeçebilirler ancak aileleriyle tatile çıkmaktan vazgeçmezler” diyen Dale, 2027 yılına ilişkin beklentilerinin temkinli biçimde olumlu olduğunu söyledi.
Erken rezervasyonların güçlü seyrettiğini belirten Dale, Avrupa’nın ABD’li tur operatörleri açısından önemini koruduğunu vurguladı.
Dale’in verdiği bilgilere göre, USTOA üyelerinin en büyük 20 pazarından 14’ünü Avrupa ülkeleri oluşturuyor. İspanya ise bu sıralamada beşinci sırada yer alıyor.
Dale ayrıca 2025 yılında 4,5 milyon ABD vatandaşının İspanya’yı ziyaret ettiğini açıkladı.
Turizmde rekabetin odağı değişiyor
Panelde yapılan değerlendirmeler, küresel turizmde seyahat isteğinin güçlü kalmasına karşın destinasyon tercihlerinin değiştiğini ortaya koydu.
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde fiyat rekabeti, doğrudan ulaşım bağlantıları, kültürel deneyimler, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ başta olmak üzere dijital teknolojiler daha fazla önem kazanacak. Destinasyonların rekabet gücünü korumasında yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil, farklı bütçelere ve beklentilere uygun turizm ürünleri geliştirmek de belirleyici olacak.





