İstanbul, 2015’ten sonra ilk kez dünya kongre şehirleri sıralamasında ilk 20’ye girdi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kısa vadeli hedefin ilk 10, uzun vadeli hedefin ise İstanbul’u kongre turizminde dünyanın ilk beş şehri arasına taşımak olduğunu açıkladı.
Turizmde artık hikayeler değişiyor. Bir şehir uluslararası kongre ile dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekerken, başka bir şehir ise sağlık hizmetleriyle ön plana çıkabiliyor. Bir şehre yapılan kruvaziyer limanı o şehrin her yıl yüz binlerce turist ağırlamasına katkı sunarken, başka bir destinasyondaki yerel restoran ise o bölgenin izini yansıtıyor. Birbirinden farklı gözüken bu alanlar aslında aynı zincirin halkaları gibi birbirini de tamamlıyor.
KİMİ ZAMAN TEDAVİ KİMİ ZAMAN İSE BİR KONGRE…
Kimi zaman bir tedavi süreci kimi zaman ise uluslararası bir kongre yeni bir yolculuğun başlangıcını oluşturuyor. Böylece destinasyonlar artık sadece misafirlerini ağırlayan şehirler olmaktan çıkarak farklı beklentilere de aynı anda cevap verebilen yaşam alanlarına dönüyor.
TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR YAPI OLUŞTURUYOR
Türkiye; doğal, kültürel ve coğrafi avantajlarının yanında sağlık, gastronomi, kongre, spor, kruvaziyer ve lüks turizm yatırımlarıyla da dünyada ön plana çıkarken; şehirlerin ekonomik gücünü destekleyen ve farklı sektörleri aynı amaç doğrultusunda bir araya getiren güçlü bir yapı oluşturuyor.
HEDEF İSTANBUL’U DÜNYADA İLK 10 İÇİNE SOKMAK
Türkiye’nin turizm alanındaki faaliyetleriyle ilgili değerlendirme yapan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı ŞekiB Avgadiç, İstanbul’un 2015’ten sonra ilk defa dünya kongre şehirleri sıralamasında ilk 20’de yer aldığını ifade etti. Hedeflerinin İstanbul’u ilk 10’a sokmak olduğunu ifade eden Avgadiç, “ICVB olarak İstanbul’un kongre turizmindeki yükselişi için paydaşlarımızla birlikte ortaya koyduğumuz çabaların karşılığını kısmen aldık. Kısmen, çünkü ilk 20’ye girmek birinci etaptı. Şimdi hedefimiz, İstanbul’u kongre turizminde ilk 10’a sokmak. Kongre turizmi, şehirlerin ekonomik gücünü, uluslararası görünürlüğünü ve küresel ağlarını güçlendiren stratejik bir alan. İstanbul’un sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra stratejik konumu, erişilebilirliği, güçlü konaklama kapasitesi ve kongre altyapısı bu alanda önemli bir avantaj sağlıyor.” dedi.
İSTANBUL’UN TURİZM POTANSİYELİNE GÜVENİYORUZ
Platin Dergisi’nin haberine göre kongre turizmi alanında ciddi bir rekabet olduğunu ifade eden Avgadiç, bu konuda İstanbul’un turizm altyapısına güvendiklerini söyledi. İstanbul’un 2025’te ulaştığı 95 kongrelik performansın sadece bir rakamdan ibaret olmadığının altını çizen İTO Başkanı, “Bu başarı; kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, sektör paydaşları ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen ortak çalışmaların bir yansıması. Türkiye’nin kongre turizmindeki yükselişinde İstanbul’un rolü de son derece önemli. İstanbul, Türkiye’nin uluslararası kongre pazarındaki başarısının lokomotifi konumunda.” ifadelerini kullandı.
Yükselişin arkasında uzun vadeli bir çalışma olduğu da ifade edilirken, Avgadiç son olarak şunları söyledi: “Bu yükselişin arkasında uzun vadeli stratejik çalışmalar bulunuyor. İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu olarak hedef pazar çalışmalarımızı sürdürüyor, uluslararası kongre karar vericileriyle ilişkilerimizi güçlendiriyor ve İstanbul’un küresel kongre destinasyonu olarak bilinirliğini artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle Kuzey Amerika ve Latin Amerika pazarlarına yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Uluslararası organizasyonlarla, kongre profesyonelleriyle ve sektör temsilcileriyle yürüttüğümüz temaslarla İstanbul’un potansiyelini anlatıyoruz. 2024 yılında başlattığımız Fikri Sermaye Araştırma Projesi de bu stratejik yaklaşımın önemli adımlarından biri. Uzun vadede İstanbul’u kongre turizminde dünyanın ilk beş şehri arasına taşımayı hedefliyoruz. İstanbul, yalnızca geçmişiyle değil, geleceğe dönük vizyonuyla da dünyanın önde gelen şehirlerinden biri. Şehrimizin sahip olduğu potansiyele inanıyor, kamu ve özel sektör iş birliğiyle daha büyük başarılara ulaşacağımıza inanıyoruz.”
YENİ DÖNEM: ETKİLEŞİM, TEKNOLOJİ VE KATMA DEĞER
Konuyla ilgili konuşan TÜRSAB Mice Turizmi İhtisas Başkanı Gürkan Akün de değerlendirmeler yaptı. Akün, turizmde yeni dönemin etkileşim, teknoloji ve katma değer olduğunu söylerken; “Dünya, ekonomik dengelerden teknolojiye, tüketici davranışlarından sürdürülebilirlik anlayışına kadar birçok alanda köklü bir dönüşümden geçiyor. Küresel ölçekte yaşanan bu değişimden en hızlı etkilenen sektörlerin başında ise turizm geliyor. Geçmişte yalnızca insanların seyahatleriyle ilişkilendirilen turizm, bugün farklı sektörleri besleyen, şehirlerin rekabet gücünü artıran ve ekonomik kalkınmayı destekleyen stratejik bir değer ekosistemine dönüşmüş durumda. Bu durumun en güçlü yansımalarından biri MICE sektöründe karşımıza çıkıyor. Kongreler, fuarlar ve kurumsal etkinlikler, fiziksel organizasyon sınırlarını aşarak bilgi üretiminin, iş birliklerinin ve yüksek katma değerin merkezinde yer alan platformlara dönüşüyor. Sektörde yaşanan değişimin merkezinde ise hibrit etkinlik modeli bulunuyor. Bir dönem zorunlu bir alternatif olarak görülen ve B planı olarak konumlanan hibrit organizasyonlar, dijitaldeki izleyiciyle salondaki katılımcıyı aynı etkileşim gücüyle birbirine bağlayan, bütçe dostu ve küresel ölçekli yeni nesil ana model haline gelmiş vaziyette.” ifadelerini kullandı.





