KPMG Türkiye’nin raporuna göre Türkiye, 52,8 milyon ziyaretçi ve 64,4 milyar dolarlık gelirle küresel turizmde güçlü konumunu korudu. Ancak 2026 için en önemli risk jeopolitik gelişmeler olarak gösterildi.
KPMG Türkiye tarafından hazırlanan “Turizm Sektörüne Bakış” raporu, küresel turizmin pandemi sonrası güçlü büyümesini sürdürdüğünü ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında uluslararası turist sayısı 1,5 milyarı aşarken, küresel turizm gelirleri yüzde 6 artışla 1,8 trilyon dolara ulaştı. Türkiye ise 52,8 milyon yabancı ziyaretçi ve 64,4 milyar dolarlık turizm geliriyle dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkeleri arasındaki yerini korurken, 2026 yılına ilişkin en önemli riskin jeopolitik gelişmeler olduğu vurgulandı.
Türkiye konaklama süresinde öne çıktı
Rapora göre Türkiye, ziyaretçi sayısının yanı sıra turistlerin ülkede kalış süresiyle de rakip destinasyonları geride bıraktı. Ortalama konaklama süresi Türkiye’de 10,7 gün olarak gerçekleşirken, bu süre Fransa’da 7,2 gün, İtalya’da 7,8 gün, Yunanistan’da 6,8 gün ve İspanya’da 5,3 gün seviyesinde kaldı.
Ziyaretçi başına ortalama harcama da yükselişini sürdürdü. Kişi başına harcama yüzde 3,7 artışla 1.008 dolara, gecelik ortalama harcama ise 100 dolara ulaştı. Raporda gastronomi, sağlık ve kültür turizmi gibi yüksek katma değerli alanların bu artışta önemli rol oynadığı belirtildi.
Kaynak pazarlarda çeşitlilik arttı
Türkiye’nin en büyük kaynak pazarı 6,9 milyon ziyaretçiyle Rusya olurken, Almanya 6,7 milyon ve Birleşik Krallık 4,3 milyon ziyaretçiyle ilk üç sıradaki yerini korudu. Ayrıca Türkiye’ye 1 milyonun üzerinde ziyaretçi gönderen ülke sayısının 13’e yükselmesi, pazar çeşitliliğinin güçlendiğini ortaya koydu.
Raporda paket tur harcamalarının payının artmaya devam ettiği, kişisel harcamaların ise turizm gelirleri içindeki ağırlığını koruduğu ifade edildi.
Jeopolitik gelişmeler talebi etkiliyor
KPMG, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin erken rezervasyon döneminde talebi olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Raporda, rezervasyonlarda yüzde 20’ye varan düşüşler görüldüğü, toplam talepte ise yüzde 25 ila 30 arasında daralma riskinin sektör tarafından dile getirildiği bilgisi paylaşıldı.
Bölgesel gerilimlerin hava ulaşımında rota değişiklikleri, operasyon maliyetlerinde artış ve tüketici güveninde dalgalanmalara yol açabileceği değerlendirildi.
2026’nın belirleyicisi kriz yönetimi olacak
Raporda, 2026 yılında turizm sektörünün performansını belirleyecek en önemli unsurun değişen koşullara hızlı uyum sağlama kapasitesi olacağı belirtildi. KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Direktörü ve Turizm Sektör Lideri Ruhican Özen, sektörün büyümesini sürdürebilmesi için kriz yönetimi ve belirsizliklere karşı güçlü adaptasyon kabiliyetinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade etti.





