Antalya’da temmuzla başlayan toparlanma ağustosta yüksek doluluk oranlarına yansıdı. POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, ilk 7 aydaki yüzde 7’lik ziyaretçi kaybının henüz kapanmadığını belirterek 2027 satışları öncesinde ana pazarlardaki rekabet gücünün artırılması gerektiğini söyledi.
Antalya turizminde temmuz ayıyla birlikte başlayan toparlanma ağustosta da devam ediyor. 1 Ağustos’ta kente 103 bin 200 yabancı ziyaretçinin giriş yapmasıyla 2026’nın günlük ziyaretçi rekoru kırılırken, özellikle nitelikli tesislerde doluluk oranları yüzde 90-95 seviyelerine ulaştı. Buna karşın yılın ilk aylarında yaşanan ziyaretçi kaybı henüz tamamen telafi edilemedi.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya’nın ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiye ulaştığını ve geçen yılın aynı döneminin yaklaşık yüzde 7 gerisinde kaldığını belirtti. Saatçioğlu, temmuzdan itibaren talepte belirgin bir hareketlilik yaşandığını ifade etti.
Yüksek doluluk kaybı kapatmadı
Ağustos ayındaki doluluk oranlarının olumlu olduğunu ancak sezonun ilk bölümündeki açığı tamamen ortadan kaldırmadığını söyleyen Saatçioğlu, “Turist gelmiyor demek doğru değil. Ancak rekor bir gün veya yüksek ağustos doluluğu, sezonun ilk aylarında yaşanan kaybı ortadan kaldırmıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Saatçioğlu, sektör açısından artık yalnızca tesislerin doluluk oranının değil, odaların hangi fiyat seviyesinden satıldığının ve sezon sonunda oluşacak kârlılığın da önem taşıdığını vurguladı.
İngiltere ve Almanya’da gerileme
Ana pazarlardaki performansa da dikkat çeken Saatçioğlu, İngiltere pazarında kaybın yüzde 12’ye ulaştığını, Rusya’da yüzde 2,4, Almanya’da ise yaklaşık yüzde 6 seviyesinde gerileme yaşandığını açıkladı.
Talepteki düşüşte jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi, Orta Doğu’daki gelişmeler, kaynak pazarlardaki ekonomik belirsizlikler ve tatil bütçelerindeki hassasiyetin etkili olduğunu belirten Saatçioğlu, döviz kurlarındaki hareketin de sektörün maliyet yapısını zorladığını söyledi.
Maliyetler fiyat politikasını zorluyor
Turizm tesislerinin giderlerinin büyük bölümünün Türk lirası üzerinden oluştuğuna işaret eden Saatçioğlu, yüksek enflasyonun maliyetleri artırdığını, döviz kurlarının ise aynı oranda yükselmemesinin fiyat politikalarında hareket alanını daralttığını ifade etti.
Bu tablonun, doluluk artışına rağmen tesislerin kârlılık performansını doğrudan etkilediğini belirten Saatçioğlu, sektörün yalnızca ziyaretçi sayısına değil, gelir ve maliyet dengesine de odaklanması gerektiğini kaydetti.
“2027’ye güçlü girmeliyiz”
Ağustos ve sonraki döneme ilişkin rezervasyonların olumlu göründüğünü aktaran Saatçioğlu, yıl sonuna doğru ilk 7 aydaki kaybın azalmasını beklediklerini söyledi. Ancak sezon başındaki kaybın tamamının kapanacağının şimdiden söylenemeyeceğini belirtti.
Saatçioğlu, “Önemli olan sadece bu yılı kurtarmak değil, 2027 satışlarına girerken ana pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü yeniden güçlendirmektir” dedi.





