Turizm sektöründe kartlı harcamalar Temmuz 2026’da yıllık yüzde 34 artışla 179,3 milyar TL’ye ulaştı. Enflasyon etkisi hesaba katıldığında ise reel büyüme yüzde 1,7’de kaldı. Harcama ve işlem sayılarındaki ayrışma, sektörlerde fiyat etkisini öne çıkardı.
Turizmle bağlantılı sektörlerde kredi ve banka kartlarıyla yapılan harcamalar Temmuz 2026’da güçlü bir nominal artış gösterdi. Turizm Databank’ın konaklama, havayolları, seyahat acenteleri/taşımacılık ve araç kiralama verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, kartlı harcamalar geçen yılın aynı ayındaki 133,8 milyar TL’den 179,3 milyar TL’ye yükseldi.
Enflasyon artışın büyük bölümünü götürdü
Kartlı harcamalardaki yıllık nominal artış yüzde 34 olarak kaydedildi. Ancak Temmuz 2026’da yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,75 seviyesinde gerçekleşmesi, harcamalardaki yükselişin önemli bölümünde fiyat artışlarının etkili olduğunu gösterdi. Genel TÜFE ile fiyat etkisinden arındırılan 179,3 milyar TL’lik harcamanın reel karşılığı 136,1 milyar TL oldu.
Reel büyüme yüzde 1,7’de kaldı
Enflasyon etkisi çıkarıldığında turizmle ilişkili kartlı harcamalardaki yıllık gerçek büyüme yüzde 1,7 olarak hesaplandı. Böylece nominal rakamlardaki hızlı yükselişin reel harcama performansına aynı ölçüde yansımadığı görüldü.
Seyahat acenteleri ilk sırada
Sektörler arasında en yüksek nominal harcama artışı yüzde 39,8 ile seyahat acenteleri/taşımacılık kategorisinde gerçekleşirken işlem sayısı yüzde 18,1 arttı. Konaklamada harcamalar yüzde 36, işlem sayısı yüzde 12,7 yükseldi. Havayollarında ise harcama yüzde 19 artmasına karşın işlem sayısı yüzde 1,4 geriledi. Araç kiralamada harcamalar yüzde 38,7 yükselirken işlem sayısındaki yüzde 46,8’lik düşüş dikkat çekti.
Harcama artışı talebe aynı oranda yansımadı
Toplam işlem sayısındaki artışın yaklaşık yüzde 13,2’de kalmasına karşılık harcama tutarının yüzde 34 yükselmesi, fiyat ve işlem başına harcama etkisini öne çıkardı. Özellikle havayolları ve araç kiralamada işlem sayısı azalırken harcamaların yükselmesi dikkat çekti. Veriler, kartlı harcamalardaki nominal yükselişin tek başına turizm talebindeki büyümeyi ifade etmediğini ortaya koydu.






