Ana SayfaHaberlerYargıtay’dan plaj işletmelerine kritik karar: Kıyıdan zorla çıkarana hapis

Yargıtay’dan plaj işletmelerine kritik karar: Kıyıdan zorla çıkarana hapis

Yargıtay, kamuya açık kıyıda denize girmek isteyen bir vatandaşın tehdit edilerek bölgeden uzaklaştırılmasını “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçu kapsamında değerlendirdi. İşletmeci ve görevliye verilen 1 yıl 8’er aylık hapis cezaları kesinleşirken, benzer eylemlerde ceza 5 yıla kadar çıkabilecek.

Yaz sezonunda Bodrum, Çeşme, Datça ve Fethiye gibi turizm merkezlerinde sık sık gündeme gelen plaja erişim tartışmalarına ilişkin Yargıtay’dan dikkat çeken bir karar geldi. Yüksek Mahkeme, kamuya açık kıyıda denize girmek isteyen vatandaşın tehdit edilerek sahilden uzaklaştırılmasını suç saydı. PD’den Kenan Gürbüz’ün haberine göre karar, plaj işletmelerinin şezlong, şemsiye, duş ve yiyecek-içecek gibi hizmetler için ücret isteyebileceğini ancak vatandaşların kıyıya ulaşmasını ve denize girmesini hukuka aykırı biçimde engelleyemeyeceğini ortaya koydu.

Çeşme’deki olayda 1 yıl 8’er ay hapis cezası

Karara konu olay, 1 Eylül 2012 tarihinde İzmir’in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı’nda yaşandı. İki çocuğuyla sahile gelen bir vatandaş, havlusunu kumsala sererek denize girmek istedi.

Özel plaj işletmesinin görevlisi, bölgenin özel işletmeye ait olduğunu söyleyerek vatandaştan başka bir noktaya gitmesini istedi. Vatandaşın kıyının kamuya açık olduğunu belirterek itiraz etmesi üzerine görevli, eşyalarını denize atmakla tehdit etti ve ailenin sahilden ayrılmasını sağladı.

Şikâyetin ardından açılan davada işletme çalışanı “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, kendisine talimat verdiği belirlenen işletmeci ise aynı suça azmettirme suçundan 1 yıl 8’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Karar Yargıtay tarafından onandı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu da yapılan itirazı reddetti.

Kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açık

Kararda, Anayasa’nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na dikkat çekildi. Mevzuata göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor ve herkesin eşit ve serbest kullanımına açık tutulması gerekiyor.

Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik de kıyılarda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek ve benzeri engeller oluşturulamayacağını düzenliyor. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerekiyor.

Buna göre işletmeler kendi sundukları şezlong, şemsiye, kabin, duş ve yiyecek-içecek gibi hizmetleri ücretlendirebiliyor. Ancak bu hizmetleri satın almayan bir kişinin kamuya açık kıyıya ulaşması, havlusunu sermesi veya denize girmesi engellenemiyor.

Her uyarı doğrudan hapis cezası anlamına gelmiyor

Karar, “Buradan denize giremezsin” şeklindeki her sözlü uyarının otomatik olarak 5 yıl hapisle sonuçlanacağı anlamına gelmiyor. Çeşme’deki olayda mahkûmiyete esas alınan fiil, vatandaşın tehdit edilerek kıyıdan uzaklaştırılması ve bulunduğu yerde kalma özgürlüğünün fiilen engellenmesi oldu.

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesine göre bir kişiyi hukuka aykırı biçimde bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünden yoksun bırakanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Fiilin cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirilmesi durumunda ise ceza 2 yıldan 7 yıla kadar çıkabiliyor.

Plaj işletmeleri yalnızca hizmetlerini ücretlendirebilir

Kararın uygulamada öne çıkardığı haklar şöyle:

Vatandaşlar kamuya açık kıyılarda kendi havlularını sererek denize girebilir.

Denize girmek için şezlong veya şemsiye kiralamaya zorlanamaz.

Kıyıya erişim tel, bariyer ya da güvenlik görevlileri aracılığıyla hukuka aykırı şekilde engellenemez.

İşletmeler yalnızca sundukları şezlong, kabin, duş ve benzeri hizmetler için ücret talep edebilir.

Tehdit veya zor kullanılarak kıyıdan uzaklaştırılan kişiler kolluk kuvvetlerine ve savcılığa başvurabilir.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Haberler